Pazar, Nisan 29, 2012

Şizoidin hayati

"Solitude is bliss" : Dusuk duzey bir sizoidin hayatinin mukemmel bir ozeti


TAME IMPALA - Solitude is Bliss from MEGAFORCE on Vimeo.


00:00 Klibin baslangicinda yonetmenin fantezisi hepimizi kandiriyor gibi gozukuyor ama bu aslinda sizoidin "fantezi dunyasi"ni temsil ediyor. Bu fantezi dunyasi sizoidin dış goruntusune tamamen ters; burada cok derin duygular, buyuk coskular, baskasina duyulan buyuk ozlem ve buyuk fedakarliklara dair fanteziler var. (1)

00:20 Onu "insanlarin dunyasinda" (in-der-welt-sein) tutan "sistem"in elinde yasanan ızdırap.

00:32 "Insansizlastirilmis" bir gezegende yasanan rahatlama -> öfori -> kendine yetme hissi (self-sufficiency): Bolmenin ote yakasi. Kendine yetme hissi, omnipotans hissi olarak yorumlanıp vak'anın narsisistik olarak değerlendirilmesine sebep olur (pseudonarsisistik). Masterson terminolojisinde "sürgündeki kendilik" parca-birimi (self-in-exile part-unit). (2)

00:55 "Insan iliskileri"nin orseleyiciligi. Bu sahne bir kac kez tekrarlaniyor. Siradan insan iliskilerinin dusuk duzey bir sizoidi ne kadar örselediğini klip cok guzel yansitiyor. Bu iliski icinde sizoid, tipki bir narsisist gibi derin bir degersizligi yasar : Bolmenin bu yakasi. Bu da yanlış narsisistik değerlendirmenin pekişmesine yol açar. Masterson terminolojisinde "efendi-kole" parca-birimi (master-slave part-unit). Klipteki sizoid, efendi-köle birimini nadiren ziyaret eden bir dusuk duzey. Onun kalici konutu (permanent residence) surgundur (nonattachment unit). Kalabaliklarin arasinda cektigi ıstirap, surgunu guvenli bir yuva gibi benimsemesine yol acmis. Baglanti birimine (master-slave unit) pek girmeyen bir sizoid (dusuk duzey, yani DSM sizoidi) terapiye de gelemez. Kalabaliklarin icindeki davranis bicimi onu antisosyal'den ayirt ettirir; sizoidin en temel ugrasisi insanlardan kurtulmaktir, bunu mumkun oldugu kadar suc islemeden, kacarak yapmak ister. Cunku suc islemek onun insanlarla daha icli-dışlı olmasina sebep olabilir. Oysa o, insan ırkı içinde yaşamaya bile uygun degildir.

01:20 Silik nesne iliskileri, dış dunyada "anlam"in belirsizlesmesi ve digerlerinin degersizlesmesi anlamina gelir. Eger bu, superego patolojisi, yetistirilme tarzi ve şiddete taniklik ile birlesirse, dusuk seviyeli cinai şizoid ortaya cikabilir. Boyle bir suclu, acaba nasil oluyor diye, sirf merakindan pek cok kisiyi oldurebilir. (3) "Anlam"in belirsizlesmesi yani "yabancilasma", ve "digerlerinin degersizlesmesi yani omnipotans hissi bu parca-birimin (surgundeki kendilik) ana temalaridir. Yabancilasma (alienation) hissinin agirlasmasi onda "dunyaya yeniden donme" arzusunu tetikleyebilir. Insanlardan uzaklasma -> insanliktan uzaklasma -> insanliktan cikma -> alien-ation (bu kez alien'a donusme anlaminda) onu urkutup panige kapilmasina sebep olabilir. Klipte bu epizota yer verilmemis, ancak insan iliskilerinin orseleyiciligi o kadar şiddetli ki, bu sahsin hic bir zaman "geri" donmek istemeyebilecegini tahmin edebiliriz (DSM sizoidi)(4)

01:33 "Insansizlastirilmis gezegenin efendisi"nin omnipotans fantezisi gerceklik ile karisiyor: Kisa bir psikoz anı. Sizoid kisilik bozuklugu, şizofreni ile iliskili kisilik bozuklukları yelpazesi icinde yer alir. Bu gruba kacingan kisilik bozukluklarinin da dahil edilmesi onerilmistir.

01:38 Insan iliskilerinin orseleyiciligi

02:05 Aksam isten donup eve gelmek boyle bir sey; yalnizlik bir sizoid icin ne kadar onemli

2:20 "Affection" karsisinda duygusal islemleme yetersizligi -> panik -> ofke -> şiddet. Sizoid icin buyuk oranda ayirt ettiricidir. "Sizoid duygusal olarak asiri uyarilma (asiri duygululuk) halini genel bir "duygusal aci" olarak deneyimler" (S. Akhtar). Klipteki sizoid cok dusuk duzey (zaten prepsikotik), cunku pek cok sizoid insanlardan kacarken insandışı iliskileri muhafaza ederek ihtiyaclarini karsilamaya calisirlar. Hayvanlar bu durumda bazen cok onemli hale gelebilirler. Onlari, hayvanlari su sozlerle yuceltirken bulursunuz: "Hayvanlar mi? Onlar insanin tek ve gercek dostudur. Onlar size hic bir zaman nankorluk ve ihanet etmezler." Aslinda bu sozlerle insan iliskilerinin orseleyeciligine tahammul edemediklerini ve insan dışı varliklarin dunyasina geri cekilmelerini ifade ederler.

Kacingan kisilik icin;
http://youtu.be/vIsg2V0mf6Y?t=4m55s



***

(1) DSM ve ICD gibi siniflandirmalar dışarıdan görüneni tasvir ederler (deskriptif). Klinik araştırmalar, DSM'nin şizoidler hakkındaki, onların içlerinde bulundukları izolasyondan memnun olduklarına dair iddiasını dogrulamamaktadır (McWilliams; 2006). Tersine, aşırı geri çekilen şizoidlerde bile emosyonel yakınlık (intimacy) için bir özlem olduğu ifade edilmektedir. Kernberg de (1993) şizoidin toplumsal ilişki için her hangi bir arzusunun olmadığı ve eleştirilmeye karşı da duyarlı olmadığı şeklindeki genel kabulün sorgulanmaya açık olduğunu ifade eder. "Klinik araştırmalar şizoidin iç dünyalarının ortaya koyduklarından (indifference) çok farklı olduğunu göstermiştir". Şizoidin yüzeyde geri çekilmeyi seçse de, gerçekte nesneleriyle oldukça yoğun ve muhayyel bir bağı sürdürdüğü, Fairbairn tarafından 1952'de ve Guntrip tarafından 1969'da ifade edilmişti.

(2) Sizoidin kendine yeterlilik (self sufficiency) hissi ona patolojik narsisizm teşhisi konmasina sebep olur. İnsanlarin dunyasina ozlem ne kadar gucluyse, bu yeterlilik hissi de (gerçekten yeterli olmasina rağmen), o kadar çabuk degersizlige donusur. (bolmedeki salinim) Bu nedenle "yuksek duzey" sizoidlerde (kacingan kisilik bozuklugu) yorum yapmak kolay degildir. Cunku kacinganlar insanlarin arasina karismaya ozlem duyarlar (DSM'de sizoid ve kacingani birbirinden ayiran temel fark). Analizin ileri asamalarinda, eger narsisistik yorum kolay yapilabiliyorsa, o kacingan kisiligin altinda sizoidi degil, narsisistik patolojinin yattigini dusunmek gerekir. Pseudonarsisistik sizoidlerde ise, analizin basindaki narsisistik gorunumun (narsisistik savunmalar) altindan, zaman ilerledikce sizoid intrapsisik yapi belirir. Temeldeki yapi şişinen (grandiose) degil, insanlara mesafe koymada kullanilan soguk bir ustunluk (superiority) hissinden ibarettir.

(3) Pek cok filme konu olmus bu karakter, cocuklugu ve gencligi boyunca hic suc islememis ve hic dikkat cekmemistir (antisosyalden farkli olarak). İc dunyasina kimsenin nufuz edemedigi bir "guya-sosyallik" mevcuttur.

Haneke'nin "Benny’s Video" (1992) isimli filmi bu temanin islendigi onemli bir filmdir.

bkz. http://ahmetcorak.blogspot.com/2011/09/bir-filmin-cagrstrdklar-haneke-ve.html



(4) DSM sizoidi ve dinamik şizoid anlayisi arasindaki fark icin;

bkz. http://ahmetcorak.blogspot.com/2011/05/unutulan-hastalar-sizoid.html

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı